VADİNİN SIRRI//KEŞLİK//NİĞDE//GEÇMİŞİN İZİNDE
1980 li yılların başında Niğde’ye genç bir arkeolog gelir. O’nu buraya çeken bölgede bulunan ve büyük bölümü Niğde Müze’sin de koruma altına alınan Hitit-Frig stelleridir. Bu genç adam bu gün Türkiye’nin sayılı arkeologlarından olan prof. Aykut Çınaroğlu’dur.
Çınaroğlu yaptığı çalışmalarda stellerin sırrını çözmeye çalışır. Kaynağın Keşlik Vadi’si olduğunu görünce, ilgisini bu bölgeye yoğunlaştırır. Sonuçlar çarpıcıdır. Bölgede andezit taşından yapılmış yeni steller (genellikle yarı işlenmiş) ve kaideler bulur. Çınaroğlu M.Ö
1.bine tarihlediği buluntulardan yola çıkarak bölgenin tapınç ve kült merkezi olduğunu söyler
Bir başka iddiası ise Yesemek’ten sonra Anadolu’da ki bilinen o döneme ait ikinci heykel atölyesi olduğudur..
Keşlik Vadi’si günümüzün Altunhisar (Antik Anduğu) ilçesi sınırları içindedir. Melendiz Dağ’ı ile Keçibuyduran Dağ’ı arasında güney kuzey istikametinde Altunhisar-Çiftlik yoluna paralel olarak yer alır. Geçidin en yüksek noktasında yer alan su kaynakları vadiye hayat verir.

Yukarda İtalya Pavia Üniversitesi öğretim üyelerinin yaptığı vadinin coğrafi konumunu gösteren çalışma görülüyor.
Vadinin diğer
bir özelliği ise antik yolların güzergahı (Günümüzde
de kullanılan) olmasıdır. Bir Hitit-Frig kenti olan Göllüdağ
antik kentini ve Roma-Bizans kenti olan Sagok
Diyazoser’i (Nazanus-Nenezi) Kemerhisar’a(Hititlerin Tuvanuva’sı-Roma/Bizansın Antik Tyana’sı) bağlayan bu yol vadiden geçer.
Vadide Roma Bizans dönemine ait çok
sayıda buluntu da mevcuttur.Roma Hamamı,kilise ve
Rahibeler evi
bunlardan sadece
popüler olandır. Yeraltı şehirleri, kaleler, köprüler ve kiliseleriyle vadi,
geçmişin ihtişamlı günlerinin örneklerini vermektedir.


Keşlik’de bulunan
bir stel yukarda ki resimde, diğerinde ise stel kaidesi görülüyor.
Vadi, 1970 li yıllarda ulusal ve yerel basında gazetecilik yapan genç bir arkadaşımızın da dikkatini çeker. Vadi ve arkeolojik eserleri sürekli haber yapan bu arkadaşımız, günümüzün araştırmacı yazarlarından Ömer Fethi Gürer’dir. Açıkça itiraf etmem gerekirse benim dikkatimi vadiye yöneltmemin nedeni de Ö.Fethi’nin bu ısrarıdır.

Stel kaidelerinden bir başkası yukarda ki fotoğraf da
Asmaz
Kalesi
1960-67 yılları arasında İtalyan Pavia Üniversitesinden Prof. Neriggi
bu bölgedeki yaptığı araştırmalarının peşine düşen öğrencileri, Prof. Lorenzo d’Alfonso
önderliğinde 2006-2007yıllarında bölgede yüzey araştırmaları yaparlar.
Fotoğraflar bu çalışmaların ürünüdür.
Bu çalışmaların yapılmasında hiç şüphesiz ki dilbilimci Prof.
Asım Tanış’ın da ciddi katkısını inkar etmemek
gerekir.
vadinin genel görünüşü
Prf.dr.Aykut Çınaroğlu
kimdir(Kendi ağzından):
Üniversitedeki görevim süresince Kültepe (Kayseri), Kululu
(Kayseri), Acem Höyük (Niğde), Tepebağları(Niğde),
Gordion (Ankara), Samsat (Adıyaman) kazılarında heyet üyesi olarak görev aldım.
1980-1984 yılları arasında Niğde'nin Bor İlçesine bağlı
Keşlik Yaylası'nda (Melendiz Dağları üzeri) , M.Ö.
I.Bine ait, açık araziye yapılı, heykeltraşlık
türünde çok sayıda eser bularak arkeoloji alemine kazandırdım ve buluntuları
yayınladım.
1986-1988 yılları arasında Niğde'nin Bor ilçesi Kemerhisar Nahiyesi'nin altında yatan antik Tyana ya da Hitit Çağlarının Tuvanuva
adlı şehrinin arkeolojik başkanlığını yürüttüm. Gerek Melendiz
dağları üzerindeki yüzey araştırmalarında gerekse, Tuvanuva
kentinde yürüttüğüm ilmi kazıya her yıl, on-onbeş
civarında öğrenciyi de götürdüm. Böylece; öğrencilerin edindikleri teorik
bilgileri bir nevi stajla tatbik sahasına koyma imkanını
yaratmış bulunuyorum. Bu; aynı zamanda öğrencilerin bilgi ve görgülerini
arttırma ve memleketi yakından tanıma fırsatını da vermektedir.
1983-1984 öğretim yılında iki yarıyıl süre ile Konya Selçuk
Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümünde ders
verdim.
Niğde, Bor-Altınhisar Keşlik
Yaylasında yaptığım keşifler ve ortaya çıkarttığım eserler dolayısıyla Amerika
Birleşik Devletleri'ndeki The Metropolitan
Museum of Art (New York) tarafından burs verilerek davet edildiğim bu ülkede
bir yıl kaldım. Amerika Birleşik Devletleri'nde kaldığım süre içerisinde hem keşiflerimi
yayına hazırladım, hem de New York, New Jarsey, Bryn Mawr ve Philadelphia'da
Anadolu Arkeolojisi ile ilgili çeşitli konferanslar verdim. bu
arada Metropolitan Museum of Art Müzesinde muhafaza
edilmekte olan Anadolu kökenli bazı eserler üzerinde de (Şimdi Türkiye'de olan
Karum Hazinesi vb) çalışmam oldu. Halen Çorum’da yapılan Hitit kazılarına
başkanlık yapmaktayım.
Çınaroğlu’nun Niğde ile ilgili yayınları ise
şunlardır.
1-"Tepebağları Kazısında Demir Devri", VIII.. Türk Tarih Kongresi, Ankara 11-15 Ekim 1976.
2-"M.Ö.
I.Binde Keşlik Yaylasi Ve Civari",
Ix. Türk Tarih Kongresi, Ankara, 21-25
Eylül 1981. Buluntular", V. Kazi Ve Anadolu
Medeniyetleri Araştirma Sonuçlari
Sempozyumu, İstanbul 23-27 Mayis 1983.
3-"Keşlik Yaylasında Bazı Yeni Buluntular",V. Kazı ve
Anadolu Medeniyetleri Araştırma Sonuçları Sempozyumu,İstanbul
23-27 Mayıs1983.
4-"Niğde Yöresinde Araştırmalar ve yeni Buluntular",
VI. Kazı ve Araştıma Sonuçları Sempozyumu, İzmir 16-20 Nisan 1984.
5- "Niğde Yöresinde Demir Çağına Ait Yeni Bir Kült
Alanı", Anadolu Demir Çağları Sempozyumu, İzmir 24-27
Nisan 1984.
6- "Ambartepe 1986
Kazısı",IX. Kazı ve Araştırma Sonuçları Sempozyumu Ankara 3-10 Nisan 1987
7- "Ambartepe 1987 Kazısı",
X.Uluslar arası Kazı ve Araştırma Sonuçları Sempozyumu, Ankara, 23-27 Mayıs 1988.
8-"1987 Niğde Bölgesi Araştırmaları",D.T.C. Fakültesi
II. Araştırma Sonuçları Toplantısı,Ankara Şuba
EMİN SELAMOĞLU//NİĞDE HABER GAZETESİ
23/07/2007 NİĞDE