Kilometre Taşlarının (miliaria) Dikilmesinin amacı
Kilometre taşının ( miliaria) dikilmesinin gerekçesini şu Latince metin çok güzel ifade etmektedir.
“facientibus iter multum detrahunt fatigationis notata inscriptis lapidibus spatia”
“Taş üstüne yazılmış Yazılarda gösterilen yol hattı ve uzaklığı gelip geçen Seyyahların yorgunluğundan birçoğunu bertaraf eder”
Quintilian adlı Romalı tarihçinin edebi bir şekilde yazdığı gibi “Seyyahların yorgunluğunu bertaraf etmenin” haricinde gerçek askeri hedeflere hizmet etmektedir.
„Roma Kilometre taşlarının(miliaria)’ların tarihi, zaman içinde Roma yol yapım, onarım tarihinin de bir öyküsünü teşkil eder“
“.......,kurtarılan Polonya’nın tam olarak iktisadi ve siyasi anlamda bu sürecin (Roma imparatorluk sınırları içine)kapatılması anlamına gelir,...”
Tarihçiler, Roma İmparatorluğunun serbest hareket edebilen çok pratik ve hızlı bir askeri biçiminin varlığından bahsederler. Bu pratik ve süratli hareketin temeli, o dönemler hedefleri açık gösteren güçlü bir yol ağı sistemi alt yapısının mevcut olmasından kaynaklanmaktadır.
Roma tarihinde birçok defa birçok İmparator tarafından hâkimiyet alanından sınırlara kadar en süratli şekilde varmak için yollar yapılmış ve köprüler onarılmıştı. Keklikoluk sahası üzerinde bulunan bu ve bunun gibi yazılı Sütunlar o günün koşullarında Roma imparatorluğunun gerçek askeri stratejisini çok iyi göstermektedir. Küçük bir alanda çok sayıda Yazılı Sütunun bulunması bölgenin savaş için oldukça yoğun, askeri olarak çok sıcak bir yöre olduğunu göstermektedir. Birçok veri bunu işaret eder. Şöyle ki, Caesaria’nın (bugünün koşullara göre),Göksun’un (Cocossus) Keklikoluk’un yakınında olması bunun bir işaretidir. Onunda ötesinde Cappadocia’nın Doğu Comagene-melitia sınırına yakınlığı da bu hummalı çalışmanın ayrı bir yanını göstermektedir.
Yakın tarihte bu yörede tarih araştırmacılar tarafından çeşitli defalar Yazılı Sütunlar (Kilometre taşları) bulunmuştur.
1.Sütun: KEKLİKOLUK: Sterret 1885 tarihinde kaydediyor. Roma kayıtlarına göre taşın Numarası 21 dır.
2.Sütun: KEKLİKOLUK: Sterret 1885 Nr.22
3.Sütun: KEKLİKOLUK: Sterret 1888 Nr.?
4.Sütun: KEKLİKOLUK: Sterret 1893 Nr.136
5.Sütun: KEKLİKOLUK: Sterret 1893 Nr.32
6.Sütun: KEKLİKOLUK: Sterret?, Nr.33(‘Süleyman Turna’nın Evinin köşesinde dikili Taş’)
7.Sütunun bu kayıtlara kayıt edilmemiş olmasının sebebi Taşın bulunduğu yerde Yerin dibinde gömülü olmasından kaynaklanmaktadır. Bu anlamda şimdi Keklikoluk ta var olan yazılı Sütuna Epigrafik(yazılı taş) tarih araştırmacılar için yeni bir haberdir.
Yukarıda da Sterret adlı İngiliz araştırmacının bir bir ardı sıra aynı yöreye gelip araştırma yapıp, kayıtlarda bulunması bölgenin tarihsel önemini göstermektedir. Tabi bu bölgeye bir tek Sterret araştırmak için gelmiyor. Aynı tarihi kaynaklara göre, Hogart, Munro ve Ramsay adlı önemli tarihçiler de gelip araştırma yapmış oldukları kayıtlıdır.
Konunun burasında biraz saparak şu İlginç açıklamayı yapmanın gerekliliğini gördüm.
Keklikoluklular için bunu açıklamakta bir fayda vardır. Sterret adlı araştırmacı ilk defa 1885 tarihinde bu bölgeye araştırma için geldiğinde Keklikoluk tan geçerken, Keklikoluk için şu notu düşüyor.
“at Kürdkieu(called Keldi Oghlu on the old map),1885”
Türkçesi:’Kürt köyünde-Eski haritada Keldi oğlu olarak adlandırılır’
Burada altı çizilmesi gereken nokta Sterret Keklikoluk köyünü bir Kürt köyü olarak görmesinin yanında “Keldi oğlu” kavramını kullanır. Bu Sterret’in dil sürçmesinden dolayı ifade etmede zorluk çektiği bir durum değildir. Keldi kavramı Tarihte Mezopotamya da yaşayan keldanilerin kısa ifade biçimidir. Sterret haritada yazılı kaynağa dayanıp, onlara çağrışım yaparak “Keldi oğlu” demektedir.