arkeoloji dunyası
2006 arkeoloji haberleri-1

ARKEOLOJİ DÜNYASI

ARKEOLOJİ ETKİNLİKLERİ

ARKEOLOJİ BELGESELLERİ

ARKEOLOJİ HABERLERİ

arkeoloji haber arşivi

ARKEOLOJİ KAZI HABERLERİ

ARKEOLOJİ KAZILARI

 

ANTİK BÖLGELER

ANTİK KENTLER

ANADOLU UYGARLIKLARI

MÜZELER

TARİH ÇAĞLARI

MİTOLOJİ

Tanrılar-Tanrıçalar-Kahramanlar ve Atrübüleri

ARKEOLOJİ SÖZLÜĞÜ

ARKEOLOJİ MAKALELERİ

 

ARKEOLOJİ KİTAPLARI

ARKEOLOJİ GEZİLERİ

İST. ARK. MZ. SEMİNERİ

 

ARKEOLOJİ GEZİLERİM

ARKEO DOSTLAR

ARKEO İLGİNÇ

SÖZ SİZDE

MESAJINIZ VAR

YEREL ARAŞTIRMACILARIMIZ

ARKEOLOJİ HOCALARI

ARKEOLOJİ SİTELERİLİNKLERİ

 

  Nikeia, Perge, Prof. Kemalettin Köroğlu, Karia, Konuralp Müzesi, Prof. Sedat Alp, Santa Harabeleri, Kalehöyük, Yassıhöyük, Knidos, Dydima, Burgaz, Mersin Arkeoloji Günleri, Amisos, İade eserler

"Myndos" gün ışığına çıkıyor

16.01.2007Myndos

Uludağ Üniversitesi Arkeolojik Araştırmalar Merkezi, Bodrum Gümüşlük'te yürüttüğü kazılarla Efes'e benzer bir kentin ip uçlarını buldu. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve aynı zamanda merkezin müdürü olan Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu yıl Bakanlar Kurulu'ndan aldıkları izinle Gümüşlük'te başlattıkları kazılardan, İ.Ö. 8. yüzyıla tarihlendirdikleri çok sayıda buluntu elde ettiklerini ve bunlara göre Myndos kentin ilk kurulduğu tarihin İ.Ö. 350 değil de, çok daha öncesi olduğunu söyledi.

Buluntular arasında yer alan 17 satırlık bir kitabenin de önemli olduğunu, buna göre Myndoslular'ın bazı komşu kentlere ticarette vergi muafiyeti sağladığını dile getiren Prof. Dr. Şahin, kazıların daha ilk sezonda bu kadar verimli geçmesinin, antik Efes kentine benzer görkemde bir kentin ortaya çıkacağı konusunda umut verdiğini söyledi.
Uludağ Üniversitesi Arkeolojik Araştırmalar Merkezi'nin Bodrum/Gümüşlük'te yaptığı kazı çalışmaları, Uludağ Üniversitesi öğrencileri tarafından adım adım fotoğraflanıyor. Kazılarda bugüne kadar elde edilen buluntuların fotoğrafları, rektörlük girişinde sergileniyor.

Kazılarda 8 üniversiteden toplam 40 öğrenci görev yapıyor. Öğrenciler arasında Slovakya, Fransa ve Almanya'daki çeşitli üniversitelerde okuyan yabancı öğrenciler de bulunuyor.

 

Kaynak : İHA

İZNİK / NIKEIA

nikaia

15 11.2006
İznik'te iki bin yıllık lahit bulundu Bursa'nın İznik İlçesi'nde 2 bin yıllık lahit bulundu. İznik Emniyet Müdürlüğü, definecilerin kazı yaptığı istihbaratı üzerine, 3 aydır toprak altında olduğu öne sürülen lahdin güvenliğini sağlıyordu. 24 saat boyunca gece gündüz gömülü olan lahdi bekleyen polis, İznik Müze Müdürlüğü'ne yazdığı resmi bir dilekçe ile burasının kazılması için başvurdu. Müze Müdürlüğü ve arkeologlar nezaretinde 14 Ekim tarihinde başlayan kazılar sonuçlandı. Kaymakam Hüseyin Avcı, Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Cebbar Ülgen, Emniyet Müdürü Mahir Yücetürk ve çok sayıda bürokratın merakla izlediği kazı, akşam saatlerinde noktalandı. Lykonıolıon Oskeronos isimli romalıya ait lahit mezarın kapağı belediyenin kepçesi yardımıyla açıldı. İki gündür herkesin içinden ne çıkacak diye merakla beklediği lahitten define yerine su, balçık ve iskelet parçaları çıktı. Mezarın içerisindeki su getirilen dalgıç pompa ile dışarı atıldı. Ardından müze yetkilileri lahdin içindeki çamuru temizledi. Daha kıymetli eşyaların çıkması beklenen panfilya model mezarın kaliteli mermerden yapıldığı, köşelerinin akretek ve saçak mimarisi ile yapıldığı bildirildi. Bunun batısında başka bir lahit daha olduğu ileri sürüldü.

İznik'in tarihi kitap oluyor

11 Aralık 2006
BURSA (İHA) - Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, İznik'in arkeolojik tarihini bir külliyatta toplayarak kitap haline getireceklerini söyledi.

Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden 25 kişilik ekip ilçeye gelerek, tarihi eserleri incelemeye başladı. Ekip, 15 gün boyunca araştırma ve inceleme yapacak. Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2005 yılında Uludağ Üniversitesi'nde Arkeoloji Bölümü'nü kurduklarını, ilk görevlerinden bir tanesinin de Bursa ve çevresinde kültür envanterini çıkarmak olduğunu ifade etti.

İlk olarak tarih zengini olan İznik'i hedef seçtiklerini söyleyen Şahin, "2006 yılı itibariyle ilk projemizi İznik'te başlattık. Bu projeye Uludağ Üniversitesi 50 bin YTL kaynak ayırdı. Araştırmaların sonunda İznik'in kültür varlıkları bir külliyatta toplanarak kitap haline getirilecek. Böylece turizm açısından İznik'in ne kadar önemli bir yere sahip olduğu görülecektir. Bu projeyi destekleyen başta U.Ü. Rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran ve İznik'te bizi destekleyen Kaymakam Hüseyin Avcı'ya teşekkür ediyorum" dedi.

İzmit'te 2 bin yıllık amfitiyatro tartışması

10.11.2006
Dünyanın en eski yerleşim birimlerinden biri olduğu bilinen ve birçok medeniyete de başkentlik yapan İzmit'te, yaklaşık 2 bin yıllık olduğu belirlenen tarihi amfitiyatronun gün ışığına çıkarmak için başlatılan çalışmalar gerginlik yarattı. Burada kazıya başlanabilmesi için üzerindeki 60 evin yıkılması gerekiyor. Ancak bina sahipleri, bununla ilgili bilimsel bir kanıt olmadığını ileri sürerek belediyenin kendilerini oyuna getirip evlerini yıkmak istediğini ileri sürüyor.

Tarihi kayıtlara göre 2 bin yıllık geçmişi olan İzmit, o dönemlerde Roma, İskenderiye ve Antakya'dan sonra dünyanın 4'üncü büyük kentiydi. Roma döneminde en parlak günlerini yaşayan, o dönemlerde 'Nikomedya' olarak  anılan bölge, yine tarihi kayıtlara göre sık sık büyük depremlerle tahrip oldu. Bugüne kadar bilimsel anlamda geniş kapsamlı kazı yapılmamakla birlikte, her inşaat çalışmasında tarihi eserler çıkan izmit'te, şimdiki büyükşehir belediyesi binasının bulunduğu alanın altında eski ve çok büyük bir saray olduğu biliniyor.

Evlerin altında amfitiyatro

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Kocaeli Üniversitesi'nin ortaklaşa yaptığı bir araştırmada ise, Orhan Mahallesi'nde İzmit Körfezi'ne hakim bir tepede yaklaşık 2 bin yıllık amfitiyatro olduğu belirlendi. Arkeologların sismik cihazlar kullanarak tesbit ettiği bu amfitiyatronun gün ışığına çıkarılması için de çalışma başlatıldı. Tiyatronun ortaya çıkarılabilmesi için, ilk aşamada üzerinde bulunan 60 evin istimlak edilerek yıkılması kararlaştırıldı. Ancak ev sahipleri istimlak ve yıkıma karşı çıkarak her gün burada protesto eylemi yapmaya başladı. Semt sakinleri burada hiç bir bilimsel çalışma yapılmadığını belirterek, belediyenin kendilerini oyuna getirip evlerini yıkmak istediğini iddia ediyor.

Buradaki gerginlik her gün biraz daha tırmanırken, semt sakinlerinden 80 yaşındaki Hüsniye Keskin, "Bu mahallede doğdum. Oturduğumuz evlerimizden atmak istiyorlar. Hiçbir yere gitmem. Evimi kesinlikle terk etmem. Bizi neden çıkartmak istiyorlar. Yıllardır bu mahalle burada" diyerek tepkisini dile getirdi.

Muhtar: Doğruysa destek oluruz"

Mahallelerinde hiçbir bilimsel çalışma yapılmadığını, bu söylenenlerin iddiadan ibaret olduğunu  belirten Orhan Mahallesi Muhtarı Nazmi Balaban, "Amfitiyatro olduğu iddasını ortaya atan Kocaeli üniversitesi öğretim görevlisi Ayşe Çalık Ross isimli bayan, bu konuyla ilgili hiç bir çalışma yapmadı. Sadece olduğu iddia ediliyor ama ispatlanamıyor. Eğer böyle bir tiyatro varsa, mahalleli olarak kesinlikle karşı çıkmayız. Destek oluruz" dedi.

Başkan: Vatandaşı mağdur etmeyiz"

Kocaeli üniversitesi öğretim görevlisi ve Büyükşehir Belediyesi arkelogları tarafından yapılan araştırmada, bölgede antik amfitiyatro bulunduğunun söylendiğini belirten Saraybahçe Belediye Başkanı Halil Vehbi Yenice şunları söyledi:

"Antik tiyatronun kapıları, bazı bölümleri yerüstünde bulunuyor. Eğer varsa Kocaeli'nin dünyaya açılan penceresi olacak. Belediye burayı istimlak ederse Osmanlı ve Selçuklu döneminden kalan eserler de ortaya çıkmış olacak. Vatandaşlarımızın da mağdur edilmesine müsade etmeyeceğiz. Bizi ilgilendiren kısmı bu bölgenin 1'inci derecede sit alanı olmasıdır. Bu bölgedeki yapılar kesinlikle tamir edilemez, yeniden yapılamaz. 1993 yılında belediye tarafından alınan kararla bu kabul edilmiştir."

 

HİTİT ESERLERİNİ KURTARALIM MI?

hitit sanati

Hitit dönemine ait, ana tanrıça Kybele'ye içki sunumunu canlandıran kabartma taş

6 Kasım 2006

Türkiye'den kaçırılarak Almanya'nın Münih kentinde Gorny & Mosch adlı sanat galeresinde satışa çıkarılan ve son anda polis tarafından el konulan Hitit dönemine ait tarihi eserler yine elden çıkmak üzereyken kurtarıldı.

Hitit dönemine ait kabartmalı taş üzerindeki yasal güvenceyi savcılık kaldırmak üzereyken Türkiye'den iade dosyası son anda hızır gibi yetişti. Türkiye Adalet Bakanlığı'nın adli yardımlaşma çerçevesinde gönderdiği iade dosyası Alman makamlarına ulaştı.

Türkiye'nin iade dosyasını hazırlayıp göndermesi 11 ay sürdü. Türkiye'nin iade talebi Münih Savcılığının 30 Eylül tarihine kadar aldığı yasal güvence süresi dolduktan 20 gün sonra geldi. Bu sayede tarihi eserlerin satışının serbest bırakılması yine son anda önlendi. Kabartma taşın üzerinde ana tanrıça Kibele'ye içki sunuluyor.

Nihayet geldi

Münih savcılığı yetkilileri dosyanın nihayet kendilerine ulaştığını ve bunun sonucu eser üzerindeki yasal güvencenin devam ettiğini açıkladı. Münih savcılığı Hitit dönemine ait kabartma taşa geçtiğimiz yılın 14 Aralık tarihinde satılmak üzereyken polisin el koyduğunu ve tarihi eserin halen Münih Asayiş Şubesinde tutulduğunu vurguladı.

Savcılık yetkilisi tarihi eserin Türkiye'ye iade edilmesine izin verilmesi için Türkiye'den gelen iade dosyasını adli yardımlaşma gereği Bavyera Adalet Bakanlığına göndereceklerini açıkladı. Kabartma taşı Almanya'da satılmak üzere gönderen kişinin sahip çıkması durumunda olayın mahkemeye intikal edeceğini kaydeden savcılık yetkilisi, itiraz olmadığı takdirde tarihi eserin Türkiye'ye iade edileceğini söyledi.

Geçtiğimiz yılın aralık ayında kabartma taşın yanında Hitit dönemine ait savaş arabaları ve idollar olmak üzere çok sayıda tarihi eser Gorny & Mosch adlı sanat galerisinde açık artırmayla satışa çıkarılmıştı. Hürriyet Gazetesi'nde eserlerin Türkiye'den kaçırıldığı haberi ve Türkiye'nin de girişimiyle kabartma taşın satışı son anda durdurulmuş, öteki eserlerin ise ispatı durumunda Türkiye'ye geri verlimesi şartıyla satışına izin verilmişti. Münih savcılığı tarihi eserler üzerinde 30 Eylül tarihine kadar yasal güvence koymuş, bu tarihe kadar Türkiye'nin gerekli belgeleri göndermesini istemişti.

Hürriyet, Celal ÖZCAN / MÜNİH

KARIA'DA AÇIK HAVA TAPINAĞI

Karya'nın ilk açık hava tapınağı Akyaka'da

13 Ekim, 2006

Akyaka Beldesi'ndeki tapınak 2 bin 500 yıllık
Muğla'nın Akyaka Beldesi Elmalı köyünde 2 bin 500 yıllık bir açık hava tapınağı bulundu.

Muğla Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kaan İren ve
ekibi tarafından sürdürülen yüzey tespit çalışmaları sırasında Anadolu
topraklarında bulunan ve en büyüklerinden biri olduğu tahmin edilen 2 bin 500
yıllık açık hava tapınağı ortaya çıkarıldı.

İren, tapınağın Frig dönemine ait bir Kibele kaya anıtı olduğunu belirtti:

''Elmalı'da yaptığımız yüzey araştırması sırasında bulunan Frig dönemine ait
açık hava tapınağı Yapıldak, Dömrek ve Midas şehirlerinde bulunan örneklerinden daha büyük.

Bu tür kaya anıtları şehir merkezlerinden uzakta doğaya ve toprağa
yakın yerde bulunuyor. Ana tanrıça Kibele toprağın bir parçası olarak kabul
ediliyor.

Bu yüzden şehirlerin içinde değil, şehirden uzakta, ıssız alanlarda ve
mutlaka doğanın içinde bulunuyor. Bu tür tapınaklarda göğe ulaşan merdivenler ve hemen yanında adak yapılan kanallar mevcut.

Ana tanrıçaya dilekte bulunan, dileğin gerçekleşmesi halinde ona hediyeler sunuyor. Elmalı da tespit ettiğimiz tapınak Anadolu uygarlığı için çok önemli bir örnek. Karya bölgesinde ise bulunan ilk açık hava tapınağı.''

Yrd. Doç. Dr. Kaan İren, bölgedeki arkeolojik bulguların sadece tapınakla
sınırlı olmadığını bölgede yüzlerce sunak bulunduğuna da dikkat çekerek,
''tanrıçaya dua etmek için gelenlerin tapınak etrafına adak olarak taş levhalar
(stel) diktiğini ve taş levhaların yerlerinin hala mevcut olduğunu tespit ettik.
Bölgede yüzey tespit çalışmalarının ardından kazı çalışmalarının acilen başlaması lazım'' dedi.
Hürriyet, CNN-TÜRK

DYDIMA

dydima apollon tapinagi

DİDİM APOLLON TAPINAĞINDA 100. YIL

16 Eylül 2006
Dydima Apollon Tapınağı'nda, Alman kazılarının 100. yılı törenlerle kutlandı. Törene katılan Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz, "Didim'de Alman kazıları 1906 yılında başladı, 1962 yılından beri Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülüyor" diye bilgi verdi. Törenler, Apollon Tapınağında ve Miletos'u Didyma'ya bağlayan, Kutsal Yol'da yapıldı.

Didyma Apollon Tapınağı'nın tarihi MÖ. VIII. Yy.a kadar iniyor. En görkemli dönemini VI. yy.da Arkaik Çağ'da yaşadı. İÖ: 330'larda B. İskender, İS. 2. yy.da Romalılar tamamlanmasına katkıda bulundular. Tapınak hiçbir zaman bitirilememiştir. Kült odasında, elinde geyik tutan, Apulunas diye adlandırılan Tanrı Apollon'un heykeli bulunuyordu.
Tapınağa, Mısır Kralının MÖ. 600'lerde, Lidya Kralı Kroisos'un MÖ. 550'lerde çok değerli hediyeler gönderdikleri biliniyor.

Günümüzde kazılarını Alman Arkeoloji Enstitüsü adına Prof. Andreas Furtwaengler yürüttüğü Didyma'yı, 1906-1924 yılları arasında Theodor Wiegant, 1962 yılından itibaren ise Rudolf Naumann kazdı. 1924-1962 arasında kazı yapılmadı.
Özgen Acar, Cumhuriyet

DATÇA ÖRENLERİ

kaymakam mustafa kaya

Datça Kaymakamı Mustafa KAYA, Knidos kazı çalışmaları hakkında bilgi veriyor.

DATÇA KAYMAKAMI MUSTAFA KAYA, ÖREN YERLERİNİN ÖNEMİNİ BİLEN BİR DEVLET ADAMI.
Kazı alanlarını geziyor. Kazı başkanlarıyla konuşuyor, sorunlarını öğrenip çözmeye söz veriyor.

kaymakam mustafa kaya

Datça Kaymakamı Mustafa KAYA, Burgaz kazıevinde. Burgaz Kazıları Başkanı Prof. Numan Tuna'dan kazılar ve buluntular hakkında bilgi alıyor.

17 Ağustos 2006
Datça Kaymakamı Mustafa KAYA, Datça'nın tanıtım VCD si ve Datça belgeseli hazırlanması için uğraş veriyor.
Datça'nın doğa ve taşınmaz kültür varlıklarının daha geniş kitlelere ulaşması, gelen ziyaretçilerin bilinçli gezebilmeleri için Knidos ve Burgaz/Eski Knidos belgeseli çekiliyor.
Hazırlanacak VCD, tanıtım için gerekli yerlere gönderilecek ve Knidos'un bağlı olduğu Yazıköy muhtarlığı tarafından Knidos ören yerinde ziyaretçilere satılacak.
arkeoloji dünyası

PERGE

PERGE MOZAİKLERİ DAĞILMASIN

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı tarafından Perge de 2004 yılında başlatılan "BİR SÜTUN DA SEN DİK" kapmasıyla çok sayıda sütun ayağa kaldırılmıştı. Şimdi de "MOZAİKLER DAĞILMASIN" kampanyası başlatıldı. Kampanyaya Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı ve Suna - İnan Kıraç Vakfı destek veriyor. Bağışlar bir havuzda toplanarak mozaiklerin bakım ve onarımlarında kullanılacak.
Sütunların ayağa kaldırılmasına destek verenlerin isimleri bir plakete kazınarak sütuna çakılıyor. Mozaiklere destek verenlerin de isimleri yerleştirilecek panolarda yer alacak.

Mozaiklerin koruma çalışmalarının Dünya Mozaik Birliği nin normlarına uygun olarak yapıldığını belirten Perge Kazı Başkanı Prof. Haluk Abbasoğlu, "Ölçüm ve belgeleme işlemlerinin ardından, mozaiklerin renkleri ve malzemesi saptanıyor, desenleri çiziliyor, çatlakları dolduruluyor. Sonraki işlemde koruma amacıyla jeotekstil denilen elyaf malzemeyle kaplanıyor. Son olarak üzerleri tuzsuz dere kumuyla kapatılıyor. Bitkilerin yetişmesini engelleyen jeotekstil, mozaikleri nemden de koruyor" dedi.

Mozaikler kamusal alanlarda ve bazen de evlerin tabanını kaplamakta kullanılıyor. Perge'de Sütunlu Cadde de 5-6 m. genişlikte, 60 m. uzunluğundaki mozaikler koruma altına alındıktan sonra fotoğrafları asılıp, imitasyonları yapılacak.

"MOZAİKLER DAĞILMASIN" kampanyasına katılmak isteyenler;
Garanti Bankası-Elmadağ Şubesi, Şube kodu: 0234, Hesap adı: Perge kazıları Hesap No: 6298933

Cumhuriyet, 31 Ağustos 2006
Dünya, 1 Eylül 2006

KIRIK ESER YAZILIMI

Agustos 2006
Parçalanmış halde bulunan eserlerin parçalarını kolayca birleştiren yazılım yaratıldı. Pekin Tsinghua Üni. Qi-Xing Huang, Kalifornia Stanford Üni. Natasha Gelfang ve Viyana Teknik Üni. bilim adamları tarafından yaratılan bir sistemle, 30 parçaya ayrılmış bir eser bilgisayar yardımıyla birleştiriliyor. Bu işlem için, üç boyutlu tarama yapabilen lazer tarayıcı ve yazılımın yüklü olduğu bir bilgisayar yeterli geliyor.

KNIDOS

22 Agustos 2006
Muğla Valisi Temel Koçaklar bölgesindeki ören yerlerine büyük ilgi gösteriyor. Vali Koçaklar son olarak Knidos Antik Kentini ve kazı ekibini ziyaret ederek sorunlarına eğildi.
Knidos kazı başkanı Prof. Ramazan Özgan, Vali Koçaklar'a sorunlarını anlattı ve elektrik sorunlarının en kısa zamanda çözülmesini istedi. Prof. Özgan, restorasyon çalışmaları için sponsor ihtiyacını da dile getirdi. Vali Koçaklar, sponsor arayışları için bazı somut girişimlerde bulundu.
Hürriyet

KAZI ÖDENEKLERİNDE CİMRİYİZ AMA!

14 Ağustos 2006
Yurtdışına kaçırılan 37 eser gurubunun iadesi için 17 milyon dolar harcadık.
Önlem yetersizliğinden yurt dışına kaçırılan arkeolojik eserlerin iadesi için büyük uğraşılar, diplomatik girişimler, mahkemeler ve 17 milyon dolar harcayarak sadece 37 eser gurubunu iade alabildik.

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un açıkladığına göre iadesi gerçekleşen eserler

*Boğazköy Tabletleri ve Sfenks (Almanya-1924, 1942, 1980, 1987)
*Aphrodisias eserleri (ABD-1980)
*Herakles Lahdine ait parça (ABD-1980)
*Tunç Vazo (ABD-1982)
*1661 adet Elmalı Sikkeleri (ABD, İsviçre-1988, 1991, 1992, 1999)
*Bronz Vazo (İtalya-1991)
*Antiochos I. Başı (Almanya-1991)
*Lidya eserleri (ABD-1993)
*Girlandlı Lahit (ABD-1994)
*Marsyas Heykeli (ABD-1994)
*Aphrodisias çalıntısı Friz Bloğu (ABD-1994)
* Aphrodisias çalıntısı Meleager Başı (ABD-1994)
*Erdek Müze çalıntısı Torso (ABD-1995)
* İzmir Müze Çalıntısı Kadın Heykeli (İsviçre-1995)
*Mermer Kadın Başı (Avusturya-1997)
*Kurşun Mühür (ABD-1998)
*Henkel koleksiyonu eserleri (Almanya-1998)
*Manş Denizi Batığı eserleri (İngiltere-1999)
*Heatrow havaalanında yakalananlar (İngiltere-2000)
*Menil Koleksiyonu Zeugma Mozaikleri (ABD-2000)
*Oklahoma Eserleri I-II (Abd-2000, 2001)
*Keramik Heykelcik (Almanya-2001)
*Tutlingen'de yakalanan eserler (Almanya-2001)
*Bremen'de yakalanan eserler (Almanya-2001)
*Mermer Kabartma Levha (Almanya-2001)
*Bronz Dionysos Heykeli (İngiltere-2002)
*Zürih'de yakalanan eserler (İsviçre-2002)
*Çeşitli mekanlardan kaçırılan Osmanlı eserleri (Değişik Ülkelerden değişik tarilerde)

prof.kemalettin köroğlu

Prof. Kemalettin Köroğlu TEBE konfransında

4 Aralık 2006
Prof. Kemallettin Köroğlu, Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü konferanslarında, bu yılki açılış konferansını verdi. Asur krallığının Kuzey Mezopotamya'daki etkilerini anlattığı sunusunda özellikle, Üçtepe Höyük, Ziyarettepe Höyük, Gricana Höyük ve Murattaşı (Pornak) Höyük yerleşmelerindeki Asur etkilerini gözler önüne serdi. Konferanstan notlar; Asur Krallığı 1000-600 yılları arası altın çağını yaşadı. Asur kralları savaş dönüşü, topladıkları ganimetleri, asurca ve akatca dillerinde kayda geçirirlerdi. Asur Döneminde 4,5 milyon insana tescir uygulandı. Devasa saray ve diğer yapıların inşasında bu insanlar kullanıldı. Nineve kentine, 80 Km. uzaklıktan su getirildi. Prof. Dr. Kemalettin Köroğlu Marmara Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Eskiçağ Tarihi Ana Bilimdalı öğretim görevlisidir.
arkeoloji dünyası

PERGE MOZAİKLERİ

Perge'de Mozaikler Dağılmasın

Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı tarafından Perge Kazıları'nda 2004 yılında başlatılan

"Bir Sütün da Sen Dik" kampanyasının ardından, 2006 yılında "Mozaikler Dağılmasın" kampanyası destekleniyor.

Prof. Dr. Haluk Abbasoğlu tarafından yürütülen Perge kazı ve onarım çalışmalarında kentin çeşitli yapılarında bulunan mozaiklerin belgelenmesi, onarımı ve korunması için 2004 yılında yeni bir proje başlatıldı. Bu çalışmalara ilk destek 2004 - 2005 yıllarında Suna - İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'nden agora mozaikleri için geldi. Agorayı çevreleyen sütunlu galeriler ile yapının girişlerinde yer alan geometrik desenli mozaiklerin birkaç evreli olduğu ve en son olarak M.S. 5. ve 6. yüzyıllarda yenilendiği tespit edilmiştir. İlk kez 1970 ve 80'li yıllarda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan bu mozaiklerin, dönemin geçerli yöntemleri ile belgelenerek kısmi restorasyonu yapılmışsa da zaman içindeki tahribat nedeniyle yeniden ve günümüz yöntemleriyle ele alınması gerekmiştir. Bu bağlamda agora mozaikleri 2004 ve 2005 yıllarında modern teknikler ve fotogrametrik yöntemle belgelenerek, mimari ile ilişkileri incelenmiş, harç ve tessera (mozaik taşı) analizleri yapılmıştır. Ayrıca gerekli yerleri sağlamlaştırılarak, üzerleri geotekstil ve nehir kumuyla örtülüp koruma altına alınmıştır.

Ord. Prof. Dr. Sedat Alp vefat etti

10 10 2006
ÇORUM (İHA) - Türkiye'nin ilk Hititoloğu ve Türkiye Bilimler Akademisi Şeref Üyesi Ord. Prof. Dr. Sedat Alp vefat etti. Alp için yarın Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde (DTCF) bir tören düzenlenecek.


Saygın bilim adamlarından Alp'in cenazesi, yarın Kocatepe Camii'nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedilecek. Hititoloji'nin çeşitli dallarında uluslararası literatürde kabul edilmiş ve atıf almış birçok keşif ve buluşun sahibi olan Ord. Prof. Dr. Alp, Boğazköy'den sonra en çok çivi yazılı tablet bulunan Maşat-Höyük'ün metinlerdeki adının Tapika olduğunu belirlemişti.


1913 yılında Selanik civarındaki Karaferye'de doğan Ord. Prof. Dr. Alp, ilkokulu Akhisar'da, lise öğrenimini İstanbul'da tamamladı. 1932 yılında Atatürk'ün açtırdığı bir sınavı kazanarak devlet tarafından yurt dışına öğrenime gönderilen Alp, Almanya'da Leipzig ve Berlin Üniversiteleri'nde Eski Çağ Tarihi, Hititoloji, Eski Anadolu Dilleri ve Kültürleri, Sümeroloji ve Akadistik ve Arkeoloji öğrenimi yaptı. 1940 yılında Berlin Üniversitesi'nde Hititoloji doktorasını alarak yurda dönen Ord. Prof. Dr. Alp, 1941 yılında Ankara'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Hititoloji asistanı, aynı yılda Doçentlik sınavını vererek Hititoloji Doçenti, 1949 yılında Hititoloji Profesörü oldu. 1959 yılında Hititoloji Ord. Profesörü olan Alp, 1956-58 yıllarında Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nin Dekanlığı'nı yaptı.


1946 yılında Türk Tarih Kurumu üyesi olan Ord. Prof. Dr. Alp, Türk Tarih Kongreleri'ni organize etti. Türk Tarih Kurumu'nun son başkanı olan Ord. Prof. Dr. Alp, Uluslararası Akademiler Birliği toplantılarında Türk Tarih Kurumu'nu temsil etti. Ord. Prof. Dr. Alp, 1982 yılında Türk Tarih Kurumu Başkanlığı'na seçildi. 1953 yılında başladığı Konya-Karahöyük kazılarının uzun yıllar başkanlığını yapan Ord. Prof. Dr. Alp, Almanya, ABD, Çekoslovakya, Fransa, İngiltere, İsviçre, İtalya ve Japonya'daki üniversitelerde ve çok sayıda bilimsel kuruluşlarda konferanslar verdi.


Alman Arkeoloji Enstitüsü ve Mainz Bilimler Akademisi gibi bazı kuruluşların da üyesi olan Alp, 1953 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün muhabir üyeliğine, 1956 yılında aynı enstitünün asli üyeliğine ve 1979 yılında Mainz Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi. Sedat Alp, Mainz Bilimler Akademisi'ne seçilen iki Türk bilim adamından birisidir. Ord. Prof. Dr. Alp, 7 Ocak 1995 tarihinde de Türkiye Bilimler Akademisi üyeliğine seçildi.


Alp, İtalyan Cumhurbaşkanı'nın Commendatore nişanı (1957), Federal Almanya Cumhurbaşkanı'nın liyakat nişanı (1972), Paris College de France madalyası (1980), Federal Almanya Cumhurbaşkanı'nın yıldızlı liyakat nişanı (1991), İtalyan Cumhurbaşkanı'nın Grande Ufficiale nişanı (1991) sahibi.


Uluslararası Hititoloji Kongreleri'nin kurucusu olan, Çorum'da toplanan Hititoloji Kongreleri'ne başkanlık eden Ord. Prof. Dr. Alp, Çorum'un dünyada tanıtılmasına katkılarından ötürü 1996 yılında Belediye Meclisi tarafından Çorum'un fahri hemşehrisi ilan edildi. Ord. Prof. Dr. Alp'in Türkçe ve Almanca yayınlanmış 10 kitabı ve Türkçe, Almanca, İngilizce ve Fransızca olmak üzere 100'e yakın bilimsel makalesi vardır.

KONURALP MÜZESİ

03.10.2006

12 YILDIR KADRO BEKLEYEN MÜZE
18 Kasım 1994 tarihinde açılan, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin sergilendiği Konuralp Müzesi'nde, 3 teşhir salonu, 1 laboratuar, 2 depo, 1 konferans salonu, idari kısım ve hizmet odası mevcuttur. Müzede 1.831 arkeolojik, 456 etnoğrafik ve 3.837 adet çeşitli devirlere ait sikke olmak üzere toplam 6.124 eser yer alıyor. Arkeoloji ve etnoğrafya salonlarında birbirine bağlı duvar vitrinleri yer alan müzenin arkeoloji salonunda 4 adet sikke vitrini bulunuyor.
Müze, İl Kültür Md. gönderdiği elamanlarla idare ediliyor.

Düzce Damla

SANTA HARABELERİ KURTARILACAK

27.10.2006

Trabzon'un Arsin İlçesi'ne bağlı Atayurt beldesinde bulunan Santa Harabeleri, definecilerin elinden kurtarılarak turizme kazandırılacak. Atayurt Belediye Başkanı Galip Keleş, kıyıdan yaklaşık 40 kilometre içeride ve 1600 rakımda bulunan Santa Harabeleri'nin vadilerle birbirinden ayrılmış üç yamaç üzerine kurulu, Piştoflu, Binatlı, İhsanlı, Zerzilli, Çakallı, Zincanlı ve Zurnacılı adlı 7 mahalleden oluştuğunu söyledi. Mahallelerde tek katlı taş konutlar, çeşmeler, Meryemana Manastırı, Ayvolas Kilisesi, Masaray Kilisesi, Stephonas Kilisesi'nin yanı sıra dini yapılar ve kaleler yer alıyor.

Karadeniz Gazetesi

KALEHÖYÜK, YASSIHÖYÜK

25 Ekim 2006

Yassıhöyük kazıya açılacak
KIRŞEHİR (İHA) - Kırşehir'in Kaman İlçesi'ne bağlı Çağırkan Beldesi'nde bulunan Japon Arkeoloji Merkezi'nde incelemelerde bulunan arkeolog Prof. Dr. Nimet Özgüç, "Kayseri ve Aksaray'ın gerçek isminin 'Sinuhtuyu' olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Özgüç, Kayseri, Aksaray ve Kırşehir'de yapılan kazılarda önemli medeniyetlerin ortaya çıktığını belirterek, "Kırşehir, Hititler döneminde önemli bir yere sahip. Kızılırmak vadisinin en batı ucu olarak bilinen Kayseri, Aksaray ve Kırşehir, aynı zamanda Hitit çekirdek ülkesinin en batı kısmı. Hitit kültürünün doğduğu yer ise Kızılırmak çevresidir. Hitit medeniyeti, birçok hususlarda bugünkü medeniyetimizin köklerini oluşturuyor. Hukuk kaidelerini ve hanedan sistemini en iyi uygulayanlar arasında Hitit medeniyeti var. Bu ülkenin yerli halkı Hatiler'dir. Karahıdır Beldesi yol kavşağındaki Yassıhöyük'te Hati kültürüne ait bulgular var" dedi.

Anadolu'nun yerli halkının Hattiler'den oluştuğunu vurgulayan Prof. Dr. Özgüç, "Kaman Kalehöyük'te yaptığımız kazılarda Hattiler'e ait önemli bulgular var. Tarih, Kültepe'deki vesikalarla başlar ancak, Kalehöyük'te yapılan kazılarla burada hangi Hatti şehri var bunu araştırıyoruz. Aksaray'da 10 yıl önce bir otel yapılırken temelinde bir dikili taş bulundu. Asur krallarından 2. Sargon, burada bulunan bulgulara göre milattan önce 705'te Aksaray ve Kayseri bölgesini zaptediyor. O esnada 'Kiyaki isimli kralın memleketi Sinuhtuyu da kazandım' diyor. Yine Kültepe tabletlerinde de 'Sinahitu' diye bir şehir geçiyor. Böylelikle bu bölgelerin isimlerinin 'Sinuhtuyu' olduğunu ortaya koyuyoruz. Buradan yola çıkarak Kırşehir bölgesinin de Hitit döneminde hangi şehir olduğunu bulacağız. Asurlular döneminde şehirlerden şehirlere giderken sıralıyorlardı. İşte bu yolla Kırşehir bölgesinin gerçek ismini bulacağız ve bu noktada Yassıhöyük bize yardımcı olacak" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Nimet Özgüç, Kaman-Çağırkan Kalehöyüğü'nde yapılan kazılarda 5 bin yıllık tarihin ortaya çıktığını ifade ederek, "Kaman Kalehöyük'te yapılan kazılar önemli sonuçlar verdi. Bu höyükte diğer höyüklerden daha farklı bulgular ortaya çıktı. Kalehöyük'te büyük bir binanın duvar kısmına ulaştık. Bu kazı sonuçlarında Osmanlı'dan itibaren Selçuklu, Firig, Hitit ve Hatti bulgularına rastladık. Hattiler, Anadolu'nun yerli halkıdır. Anadolu'nun en eski medeniyetleri Kaman'dadır. Kaman'ın, Kalehöyük'te eski Tunç Çağı'ndan itibaren 5 bin yıllık bir tarih var. Hitit medeniyetini temsil etmesi nedeniyle Kalehöyük bizim için çok önemli. Burada yapılan kazılarda binalar çıkıyor ve bir kale var. Bol miktarda madenler ve süs eşyaları çıkıyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Nimet Özgüç'e incelemelerde eşlik eden AK Parti Kırşehir Milletvekili Mikail Arslan, Kırşehir'de bin 150 adet höyüğün bulunduğunu ve kazıya açılması halinde turizm patlaması yaşanılacağının altını çizerek, "Kırşehir'in kültür şehri olma yolunda daha hızlı ilerleyebilmesi için bin 150 tane höyüğün kazıya açılması gerekiyor. Bunun için gerekli çalışmaları yapıyoruz. Kaman Kalehöyük, Kırşehir Kalesi ve Karahıdır Yassıhöyüğü'nün kazıya açılmasıyla birlikte bir bütünlük sağlanacak ve buralar arkeologların inceleme merkezleri olacak. Kazı çalışmalarını Japonlar yakından takip ediyor ve büyük destek veriyorlar. Kırşehir'de gün yüzüne çıkması gereken binlerce yıllık tarih var ve bunun için gayret gösterip kazı çalışmalarını devam ettireceğiz" dedi.

Kaman Japon Arkeoloji Merkezi'nin inşaat çalışmalarını sürdüren Ramazan Erbişim ise, Çağırkan'da yapılan kazı çalışmalarının 250 milyon dolar olduğunu ifade ederek, "Türkiye'nin 120 noktasında kazı yapılıyor ama, Kaman-Çağırkan'daki kazı alanı kadar önemli bir kazı alanı yok. Anadolu'nun en büyük kazı merkezi olarak görülen Kaman Kalehöyük'te çalışmalar hızla devam ediyor. Projenin maliyeti 10 milyon dolar. Buraya yapılan müzenin maliyeti ise yaklaşık 250 milyon dolar. Proje devam ettikçe bu rakam artabilir. Çalışmalarımız aralıksız sürüyor" şeklinde konuştu.

MERSİN'DE ARAMİ KİTABESİ

12 Ekm 2006
Mersin merkeze bağlı Gözne beldesindeki bir çiftçinin tarlasında bulunan ve Antik Çağ dönemine ait olduğu belirtilen "Arami Kitabesi"nin tescil çalışmalarına başlandığı bildirildi. İçel Sanat Kulübü (İSK) Yönetim Kurulu Üyesi Ali Murat Merzeci, merkeze bağlı Gözne beldesinde bir çiftçinin tarlasında bulunan kayanın üzerine yazılmış "Arami Kitabesi"nin müze tarafından tescilinin yapılması için girişimde bulunduklarını anlattı. Bir kaya üzerine yazılı bulunan kitabenin Anadolu ve Mezopotamya'nın en eski dillerinden biri olana Aramice yazıldığını vurgulayan Merzeci, "Bazı kişiler tarafından zarar verildiği de gözlenen yaklaşık 2 bin 600 yıllık kitabe, henüz doğru olarak tercüme edilmemiş" diye konuştu. Gözne Belediye Başkanı Ali Karacan da kitabenin turizme kazandırılması için gerekli girişimlerde bulunduklarını kaydetti.

MERSİN'DE ARKEOLOJI RÜZGÂRI

XI. ARKEOLOJİ GÜNLERİ BAŞLIYOR


-Semihi VURAL bildiriyor
Kurulduğu günden bu yana Mersin ve çevresinin bilim, kültür, sanat ve gündelik yaşamına renk katan İçel Sanat Kulübü, Türkiye'de imzasını attığı ilklerden biri olan Arkeloji Günleri'nin on birincisini 6, 7, 8 Ekim günleri gerçekleştiriyor.



Üç gün sürecek olan 11. Arkeoloji Günleri sırasında İçel Sanat Kulübü, Cumhuriyet tarihinin ilk kadın arkeologlarından Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Prof. Dr. Muhibbe Darga, Prof. Dr. Nezahat Baydur ve Prof. Dr. Halet Çambel'e "Kültürel Mirasa Katkı Ödülleri" verecek. Türkiye'de çivi yazısını okuyabilen bilim insanlarından, son yıllarda yazdığı kitaplarla da arkeolojik araştırmaların halka ulaşmasını sağlayan çalışmalara imza atan Prof. Dr. Muazzez İlmiye Çığ; "Arkeolojinin Delikanlısı" adıyla yayımlanan kitapla kamuoyunun yakından tanıdığı, kadının yer altındaki izlerini süren çalışmalarıyla ünlü Prof. Dr. Muhibe Darga; Roma sikkeleri konusunda ülkemizin sayılı bilim insanlarından olan, Roma dönemi Anadolu Tarihine ışık tutan Prof. Dr. Nezahat Baydur; Dünyanın en eski köyü Çayönü kazısı ile insanlık tarihinin yeniden yazılmasına neden olan, Karatepe kazı çalışmaları sırasında arkeolojinin sadece yer altından buluntuların çıkarılması olmadığını ortaya koyan, halk bilimi ve yöre kültürünün yaşatılması çalışmaları bağlamında ayrıca dünyaca ünlü olan Karatepe kök boya kilimlerinin yeniden canlanmasını sağlayan Prof. Dr. Halet Çambel onurlandırılacak.

On yılı aşkın bir süredir Arkeoloji günlerini düzenleyen İçel Sanat Kulübü'nden şu açıklama yapıldı: "Arkeoloji alanında Türkiye dünyanın en gözde yeridir. Türkiye'de de Mersin ve yöresi arkeolojik açıdan sayılı yerlerin başında gelmektedir. Ülkemizde ve yöremizde yapılan arkeolojik çalışmalar konusunda bilgi almak, arkeoloji ile halkı buluşturmak için her yıl "Arkeoloji Günleri" düzenleniyor. Özellikle son yıllarda define avcılığı tarihî alanların tahrip edilmesinin hızla tırmanışa geçtiği bir süreçte arkeoloji günleri ile bu konuda duyarlılığın artması için çaba harcıyoruz. Böylece hiç bir anlam ifade etmeyen bir taş parçasının tarihe ışık tutuğunu, yurdumuzun kültürünün bir parçası olduğunu kamuoyu ile paylaşıyoruz. Arkeoloji günlerinde edinilen bilgiler ışığında her hafta sonu yapılan kültür gezileri sırasında da bunlar uygulamaya dönüşüyor; tarihî, doğal ve kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara ulaştırılması için yöre halkı da bilinçlendiriliyor. Mersin Bölgesinin turizm alanında atağa geçmesinde bu tarihî mirasın bilinmesi, korunması ve tanıtılması önemli rol oynayacağından Arkeoloji Günleri hem tarihî miras hem turizm açısından yaşanan sıkıntılardan kurtulmak için bir can simidi olacak. Bilmeden hiç bir şey yapılamaz."

mersin arkeoloji gunleri
İçel Soroptimist Kulübü, Mersin Kızkalesi Rotary Kulübü'nün de desteklediği Mersin Arkeoloji Günleri sırasında Fotoğraf sanatçısı Bülent Akbaş, 100 yıl önce ve 100 yıl sonra Arkeolojik yerleri sunacak. Irak Devleti'nin, Bağdat Müzesi'nin kurucusu, İngiliz arkeolog Gertrude Bell'in 1905 yılında fotoğrafladığı Mersin ve çevresindeki arkeolojik alanların bugünkü görüntüsünü sunacak olan Bülent Akbaş ayrıca fotoğraf sergisinin yanı sıra Gürcistan'ı anlatan "Bir yudum Gürcistan" adlı saydam gösterisini sunacak.

Bu yıl bölgede yapılan arkeolojik kazı çalışmalarının her yıl geleneksel olarak ilk kez Mersinlilerin bilgilerine sunulduğu XI. Arkeoloji gürnlerinde bir ilk daha yaşanacak. İlk kez, Mersinliler bir sualtı arkeolojisine ait çalışmaları izleyecekler. Arkeolog Çiğdem Toskay Evrin, (Aydıncık) Kelenderis Yılanlı Ada, Erkut Arcak batığındaki çalışmalarını aktaracak.


XI. MERSIN ARKEOLOJI GÜNLERI programı çerçevesinde Dr. Işık Adıbelli, Tarsus Roma Hamamı kazısı, Araş. Gör. Pınar Kavrar, Tarsus Roma Hamamı cam buluntuları, Azizem Karabağlı, Anadolu İslami tılsım taşları, Prof. Dr. Serra Durugönül, Kızkalesi araştırmaları, Yrd. Doç. Dr. Ümit Aydınoğlu, Erdemli-Silifke arası Antik dönemde kentleşme ve tarımsal organizasyon, Doç. Dr. Emel Erten, Olba yüzey araştırmaları, Prof. Dr. Levent Zoroğlu, Kelenderis Kazıları, Doç. Dr. Remzi Yağcı, Soli/Pompeipolis Kazıları, Prof. Dr. Mustafa H. Sayar, Mersin tarihi-coğrafi yerleşim arkeolojisi, Prof. Dr. İsabella Caneva, Yumuktepe Kazıları, Prof. Dr. Eugenia Schneider, Elaiussa Sebaste Kazıları, Çiğdem Toskay Evrin, Kelenderis Yılanlı Ada, Erkut Arcak batığı konulu sunumlarını yapacaklar. XI Arkeoloji Günleri çerçevesinde tarihi Gözne Kalesine gezi düzenlenecek.

Ayrıntılı Bilgi için tel: İçel Sanat Kulübü 0 324 238 10

CHP ATATÜRK'ÜN VASİYETİNİ HATIRLADI

9 Ağustos 2006
CHP, Atatürk'ün miras bıraktığı İş Bankası hisselerinin 2003, 2004, 2005 yıllarına ait nemalarından TTK.(Türk Tarih Kurumu)nın payına düşen kısmını vermeyi kabul etti. Ancak TTK. nın açtığı alacak davalarından feragat etmesi şartıyla. TTK. payına bu üç yıl için 96.5 milyon YTL düşüyor.
Cumhuriyet Ankara Bürosu

AMISOS

6 Agustos 2006

SAMSUN (İHA) - Samsun'da Baruthane Amisos Antik tümülüsleri çevre düzenleme çalışmaları sırasında, M.Ö 3. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen 2 odalı mezar bulundu.


Baruthane Mahallesi'nde bulunan Amisos Antik tümülüsünün kazı çalışmalarını üstlenen Büyükşehir Belediyesi, tarihi mezarları ortaya çıkardıktan sonra çevre düzenlemelerine başladı. Samsun Müze Müdürlüğü yetkilileriyle birlikte yapılan çevre düzenlemesi sırasında yeni bir mezarın kapısı bulundu. Müze Müdürlüğü'nden arkeoloji ekiplerinin gelmesinin ardından kazı çalışmaları başlatıldı. Yapılan kazı çalışmalarında 2 odalı olduğu tespit edilen mezarda, ilk kazılarda kemik ve çömlek parçaları bulundu.


Kazı çalışmalarının sürdürüleceğini belirten Müze Müdürü Muhsin Endoğru, çevre düzenlemeleri sırasında mezarın bulunduğunu, M.Ö 3. yüzyıla ait olduğunu tahmin
ettiklerini, gerekli incelemenin yapılacağını kaydetti.

2006 arkeoloji haber arşivi-1

 
        mesaj kutusu  Konuk  Defteri     

arkeolojidunyasi@gmail.com

bana ulaşmak için yukardaki maili kullanın veya üzerine tıklayın